Beyazperdede kahkaha zamanı
“6. Uluslararası Komedi Filmleri Festivali”, ünlü yönetmen Frank Oz’un son filmi “Cenazede Ölüm”ün gösterimiyle başladı.
Bonus Card’ın sponsorluğunda gerçekleştirilen 6. Uluslararası Komedi Filmleri Festivali Beşiktaş Kültür Merkezindeki (BKM) düzenlenen açılış töreniyle başladı. Törende, TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil ve Garanti Bankası Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Reha Emekli tarafından tiyatro sanatçısı Demet Akbağ’a, “Komedi Onur Ödülü” verildi. Akbağ, yıllardır oyunculuk yaptığı BKM sahnesinde ödül almaktan mutluluk duyduğunu söyledi.Sunuculuğunu, tiyatro sanatçısı Fadik Sevin Atasoy’un üstlendiği açılış töreninin ardından, “Muppet Show” karakterlerine hayat veren ve “Star Wars” filmlerindeki “Yoda” karakterinin yaratıcısı olarak bilinen ünlü yönetmen Frank Oz’un “Cenazede Ölüm/Death at a Funeral” adlı son filminin gösterimi yapıldı. Film gösteriminin ardından kokteyl verildi.
Festivalin “Ustaya Saygı” bölümünün konuğu ise Türk sinemasının efsane ismi Şener Şen olacak. Bu özel bölümde, Şener Şen’in olağanüstü oyunculuğuyla sinema klasikleri arasına girmiş “Arabesk”, “Amerikalı”, “Selamsız Bandosu” ve “Züğürt Ağa” filmleri sinemaseverlerle buluşacak.Devamı...
Karikatür ‘Oscar’ları sahiplerini buldu
Karikatürün Oscar'ı olarak nitelendirilen Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması'nın ödülleri önceki akşam Ankara'daki Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde düzenlenen muhteşem bir törenle sahiplerini buldu.
Bu yıl 17'incisi düzenlenen yarışmada birincilik ödülüne Rusya Federasyonu'ndan Garif Basyrov'un karikatürü layık görüldü. İkincilik ödülü Hırvat sanatçı Zeljko Ceric'e verilirken, üçüncülüğü aynı ülkenin sanatçısı Oton Antor Reisenger aldı. Birinciye 8 bin Amerikan doları para ödülü verilirken, ikinci sanatçı 5 bin, üçüncülük ödülünü alan karitürist ise 3 bin 500 dolarlık para ödülünü Doğan Medya Grubu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ'ın elinden aldı.
Ödül töreninde, 12 sanatçıya da ‘‘Başarı ödülü’’ verildi. Bu sanatçılara, 300'er dolarlık para ödülünün yanısıra, Doğan Grubu'nun plaketleri ve başarı sertifikaları takdim edildi.
Resim ve Heykel Müzesi'nin klasik atmosferinde gerçekleştirilen ödül töreni siyaset dünyası ve yabancı misyon şeflerinin katılımıyla renkli bir akşama dönüştü. Törene katılan davetliler, Doğan Medya Grubu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök tarafından bizzat kapıda karşılandılar.
SİYASET DÜNYASI TÖRENDEYDİ
Ankaralı sanatseverlerin de büyük ilgi gösterdiği törene TBMM Başkan Vekili Murat Sökmenoğlu ile Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan da katıldı. Kültür Bakanı İstemihan Talay, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, Bayındırlık Bakanı Koray Aydın ile Sağlık Bakanı Osman Durmuş da, törene renk katan isimler oldu. Devlet Bakanları Ramazan Mirzaoğlu ile Edip Safter Gaydalı da törende karikatüristleri yalnız bırakmazken, siyasi parti temsilcileri de oradaydı. Milletvekillerinin yanısıra DYP Genel Başkan Yardımcıları Hayri Kozakçıoğlu, Nevfel Şahin, Ufuk Söylemez ile Grup Başkanvekili Turhan Güven, tören başlamadan önce salondaki yerlerini aldılar.
Sunucu Korhan Abay'ın takdimi ile başlayan tören, ‘‘Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Nefesli Sazlar Topluluğu’’nun nefis konseriyle başladı. Jean Françaix'in ‘quatour’ ve Andre Souris'in ‘Rengaines’ adlı parçalarını seslendiren topluluk, salondaki davetlilerden bol bol alkış aldı.
Yarışmanın tanıtım filminin izleyicilere sahnenin arkasındaki dev ekran aracılığı ile izletilmesinden sonra yarışmanın organizasyonunu üstlenen Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Orhan Birgit, kürsüye davet edildi. Birgit, yarışmayı 17 yıldır sürdürdüklerini ve sanat eleştirmenlerinden de yarışma ile ilgili olumlu sözler duyduklarını belirtirken, ‘‘Bir Devlet Başkanı, 4 Cumhurbaşkanı, 10 Başbakanın’’ da ödül törenlerine katıldığını söyledi. Birgit, ‘‘Ama asıl teşekkür borcu, törenlerimizde bizi yalnız bırakmayan Ankaralı sanatseverleredir’’ dedi.
Birgit, medya sektörüne yönelik eleştirilerin gündemde olduğu bir dönemde, Aydın Doğan Vakfı'nın sanatsal etkinlikler için son beş yılda 7 trilyon liralık katkıda bulunduğunu da açıkladı.
Kültür Bakanı İstemihan Talay da, yaptığı konuşmada, Aydın Doğan Vakfı'nın kültürel faaliyetlerini överek, uluslararası düzeyde kurumsallaşmış bir yarışma düzenlediğini söyledi ve ‘‘Türkiye Cumhuriyeti'nin Kültür Bakanı olarak kendilerine teşekkür ediyorum’’ dedi.
Törene, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Bülent Ecevit, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ile çok sayıda bakan da mesaj gönderdi.
Ödül töreniden sonra davetliler için Resim ve Heykel Müzesi'nin sergi salonunda bir de koktkeyl verildi.
89 ÜLKEDEN 1233 SANATÇI
Bu yılki yarışmaya uluslararası sanat camiası yine büyük ilgi gösterdi. Yarışmaya, 89 ülkeden 1233 sanatçı katıldı. 3572 eser değerlendirilmek için yarışmaya gönderildi. Ödül kazanan sanatçılar ve ödülleri şunlar:
Birincilik Ödülü: Garif Basyrov (Rusya Federasyonu)
8000 ABD Doları, Aydın Doğan Vakfı Birincilik Ödülü, Kültür Bakanlığı Plaketi, Hürriyet Gazetesi Altın Plaketi.
İkincilik Ödülü: 5000 ABD Doları, Aydın Doğan Vakfı İkincilik Ödülü, Milliyet Gazetesi Altın Plaketi.
Üçüncülük Ödülü: 3500 ABD Doları, Aydın Doğan Vakfı Üçüncülük Ödülü, Radikal Gazetesi Altın Plaketi.
Görkemli tören
Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması'nın bu yılki ödülleri de sahiplerini buldu. Ödüller, önceki akşam Ankara'da düzenlenen bir törenle, başarılı karikatüristlere verildi. Devlet Resim ve Heykel Müzesi'ndeki ödül törenine siyaset dünyasının önde gelen isimleri katıldı.
Zirvedeki karikatüristler
Bu yıl 17'incisi düzenlenen yarışmaya 1233 sanatçı, 3572 eserle katıldı. Birincilik ödülüne Rusya Federasyonu'ndan Garif Basyrov layık görülürken, ikinciliği Hırvatistan Cumhuriyeti'nden Zeljko Ceric aldı. Üçüncülük ödülü ise yine Hırvat sanatçı Oton Anton Reisinger'e verildi.
Yarışmacılar ödüllerini TBMM Başkanvekili Murat Sökmenoğlu, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile bakanlar, siyasi parti temsilcileri, Doğan Medya Grubu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün elinden aldılar.
Komik Alıntılar
Öğretmenim Aliye başladı, annem bitiremedi dedi. Yanıtı öyle hoşuma gitti ki kızamadım...
Yıllar önce sahilde arabayla turlarken bir ekip otosu bizi çevirdi ve sordu:
-Gençler alkol var mı?,
Cevabımız:
-Yok valla, hepsini içtik.
Benzin istasyonunda arabamın deposunu doldurdum. Kredi kartımla ödemeyapmak için arabamın yanından ayrılmıştım ki bir kadının arabama bindiğini gördüm.Ben şaşkın bir şekilde arabama doğru koştururken kadın hızla istasyondan ayrıldı.
Ne olduğunu anlayamadan tekrar geri döndü.Özür dileyerek Arabaları karıştırmışım dedi.
Arabalarımız benziyor muydu diye merak edenler için sadece şunu söylemek istiyorum:
Arabalardan biri beyaz, diğeri siyahtı.
Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp çırpınan balıklara bakıp,
Bunlar tazemi?diye sormuştu.
Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı:
Yok abla, pil takıp oynatıyoruz.´
Bizim oradaki Carrefour´un ilk açıldığı zamanlar. Mağazada anlık indirim duyurularını anons eden kişi şöyle dedi:
-Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz.
-Geliyoruz anacım, sen öyle kal!
Lise yıllarında Milli Güvenlik dersinde hocamız olan subay, sınıfın güzel kızlarından birini kaldırmış ve ondan subay rütbelerini küçükten büyüğe doğru saymasını istemişti.Sıralamayı aynen yazıyorum:
-Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı ve albaşı."
Bugün radyoda duyduğum
kan anonsu üzerine kan vermek için hasteneye gittim.Kan vermek
isteyenlere doldurtulan ve içinde bir çok sorunun olduğu formu
doldurmaya başladım.Soruların biri ;
-Son iki yıl içinde cinsel ilişkiye girdiniz mi?şeklindeydi.Kan
alacak hemşireyi beğendiğim ve karşısında karizmayı
çizdirmek istemediğim için
Evet cevabını
işaretledim.Fakat testi hemşireye verirken gözüm o soruya
takıldı. Soruyu yanlış okumuşum. Meğer
- Son iki yıl içinde eşcinsel ilişkiye girdiniz mi?diye
soruyormuş.
Sonuç:
Bilumum HIV testlerinin yapılmasını beklemek için saatlerce
lobide oturdum. Üstelik bu da yetmiyormuş gibi o güzelim
hemşireye de rezil oldum.Neyime benim elin hemşiresini
etkilemek. Ver kanını git işte!
Polis anonslarına bir ek de benden.Yer Amasya, Ramazan ayı.
Meydan tarafında, karşılıklı iki şeritten birbirlerine doğru
gelen polis arabalarının birinden duyulan cümle:
Iftara üç tane büyük, sahura da iki küçük pide alıyoruz.Gelen
cevap evlere şenlik:
-Komiserinkinde susam olmasın. Tekrar ediyorum, komiserinkinde
susam olmasın.
Arkadaşımın sevgilisi
komiser.Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken;
- Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or....u var.
- Tamam.
diye bir telsiz anonsu gelmiş.Erkek arkadaşı çok utanmış ve
hemen telsize sarılıp telsizin diğer ucundaki memura;
- Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız.diye fırça
atmış.
On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha krizine
sokmuş.
- Komiserim malum kadınlar or....u değilmiş. Tamam.
Trafiğin sıkışık olduğu saatlerde Dolmabahçe´den Beşiktaş´a
doğru yürüyordum.Biraz ileride trafikten dolayı yavaş ilerleyen
bir polis arabası vardı.Tam o sırada, polis arabasının yanına
motorlu bir polis yaklaştı ve bombayı patlattı.
-Alırım anahtarını Hasaaan!'..
Kaynak:http://www.herice.com/mail/2079/
Komik Ve Enteresan Saç Modelleri
Felsefiki Düşünceler
• NEOKLASİK TEPKİ: "Şeker kardeşim sıraya geçiver"
• REALİST TEPKİ: "Sıra var"
• SURREALİST TEPKİ: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini Taksim'de bak bir daha yapabiliyorlar mı?"
• ROMANTİK TEPKİ: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz"
• NATURALİST TEPKİ: "Sırana geç"
• MODERN TEPKİ: "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da"
• POST-MODERN: "Sırana geç lan ayı!"
• UZLASIMCI: "Acelesi olmasa öne geçmezdi; üzmeyin garibi"
• DEVRİMCİ: "Alt yapı sorunları çozülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek"
• KADERCİ: "iki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür"• FELSEFECİ (septik-kuşkucu): "Ön ve arka kavramları gorecelidir.O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir"
• KANT'CI: "Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa,adam yok olur"
• KOTÜMSER VAROLUŞCU: "Herkes bir gun ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adamda ölecek"
• İYİMSER VAROLUŞCU: "Sıkmayın canınızı,su anın
tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor"
• HUMANİST: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince,aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz.."
Kötü Kedi Şerafettin Garfield'e karşı
|
|
|
Dünyanın en uyuşuk kedisi Garfield'ın uzun metrajlı filmi gösterimde ve buna çok bozulan biri var: Kötü Kedi Şerafettin. Neyse ki Şero da geç bir yıl içinde çizgi-animasyon filmiyle hayranlarının karşısına çıkacak.
BİZİM ŞERO DA ÜNLÜ OLUYOR
Tam da bu noktada işin ucu gelip, bizim buraların medar-ı iftarı Kötü Kedi Şerafettin'e, nam-ı diğer Şero'ya dayanıyor. Çünkü hayat, sokaklar "aksiyon ve atraksiyon" onun ihtisas alanı. Takipçileri biliyordur, Kötü Kedi Şerafettin de en geç bir yıl içinde bir çizgi animasyon film olarak hayranlarının karşısına çıkacak. Avusturya'da bir animasyon firmasıyla anlaşan Şero'nun çizeri Bülent Üstün, uzun süredir hummalı bir çalışma içinde ve Avusturya'ya gidip geliyor. 2005 sonunda film "16 yaşından küçükler izleyemez" ibaresiyle sinemalarda olacak. Üstün, mevzu hakkında şimdilik fazla tüyo vermek istemiyor. Memleket Garfield ile çalkalanırken aklımıza ister istemez Kötü Kedi Şerafettin geliyor. Şerafettin'in takipçileri bilir: Şero'nun Garfield'ı boğazladığı ünlü bir posteri de vardır. Kendisi yerli çizgi alemin en ünlü mahlukatı ve çizerinin tabiriyle "Dibine kadar dışavurumcu hiperaktif bir tekir"... Üstün Garfield'ı ise şöyle anlatıyor: "Garfield tam tipik bir Amerikalı. Konformist ve obez bir ev kedisi. Şero ise Türkler'in genlerinde olan barbarlık duygusunu sonuna kadar yaşayan bir anti-kahraman. Gördüğü ilgi ise modern insanın şiddet temayülünün belgesi. Kırıyor, döküyor, öldürüyor... Her tür kötü alışkanlığa sahip kendisi. Yani asla Garfield gibi ailemizin kedisi değil. Zaten bütün tadı da burada... Ama bana sorarsanız kişisel gelişim için faydalı tarafları da yok değil."
Kötü Kedi Şerafettin 1996'da Bülent Üstün tarafından yaratılan çizgi karakter.
Kısa adıyla Şero. Şerafettin, esas olarak Bülent Üstün'ün gerçek hayatta beslediği ve 1996 yılında kaybettiği kedisinin adıdır. Bundan ilham alan çizgi roman kahramanı Şero ise 1996 yılında L-Manyak dergisinde doğdu. 2001 yılında Lombak dergisine geçen Bülent Üstün tarafından çizilen çizgi karakter Bülent Üstün'e göre karakterin bu kadar sevilmesinin nedeni günümüz modern insanının uygarlık adına duygularını dışa vuramaması.
Şeroyu çizerken aslında bu kadar ünlü bir karakter olmayacağını düşünen Üstün , karakterin Türkiye'ye göre biraz daha sert ve punk bir karakter kaldığını belirtiyor.Ancak 2006 yılı itibarı ile ülkemizde gelişen düzene göre ise naif kaldığını da belirtiyor.
Şero İstanbul ilinin Cihangir semtinde belalı bir tekir kedi rolündedir. Burada ana karakter olan kediler konuşma yetisine sahiptirler. Yarı insan yarı hayvan bir karakter olan Şero, Tonguç`un mastürbasyon yaptıktan sonra ortaya saçılan menilere oturan dişi bir kediden dünyaya gelmiştir.
İki Kedi Arasındaki 'çok' Fark
|
|
|
Patavatsızdır........................................
Cana yakındır......................................
Dingindir.............................................
Başı ağrımasın diye uzlaşmacıdır.......
Uygardır...............................................
Sempatiktir...........................................
Yufka yüreklidir..................................
Miyavlar................................................
Tutarlıdır.............................................
Kraldan çok kralcıdır..........................
Pesimisttir............................................
Kahve içip ayılır...................................
Yalar.....................................................
Globaldir..............................................
Prensipleri vardır...............................
Diyet yapar...........................................
Aklı devamlı yemektedir....................
Ağaçlara tırmanır................................
Kucağa alıp okşanabilir.....................
Konformisttir.......................................
Olayları aklıyla çözer.........................
Fare kovalar.........................................
Erişemediği ciğere mundar der........
KÖTÜ KEDİ ŞERAFETTİNKüfürbazdır........................................................
Güvenilmezdir (Sağı solu belli olmaz)...........
Rahatsızdır.........................................................
Durduk yerde çıngar çıkarır............................
Barbardır............................................................
Sempatik olma kaygısı yoktur.........................
Mangal gibi yürek vardır..................................
Nara atar............................................................
Dengesizdir........................................................
Alem buysa kral odur.......................................
Anarşisttir...........................................................
Ayık gezmez........................................................
Isırır.....................................................................
Semtin kedisidir................................................
Kanunsuzdur......................................................
Kusar..................................................................
İki saniyede bir seks düşünür..........................
Çatılarda gezer..................................................
Fazla yanaşmamak akıllıcadır..........................
Mazoşisttir.........................................................
İşi karizmasıyla bitirir.......................................
Farelerle rakı masasında muhabbet yapar...
Bugüne kadar hiç bi ciğer ona hayır demedi







